Atalarının mezarlarına uzanan tehdit, Adil Koçari’yi daha önce aşmadığı sınırların eşiğine getirir. Köylüsünün ölüsüne de dirisine de sahip çıkmaya yemin eden Adil’in sözü, herkese umut olurken Esme’nin içine bir kor düşürür. Her şeyini kaybeden Furtunalar, kendilerine kesilen cezanın ardından yeniden ayağa kalkmaya çalışır. İso’nun abisine kavuşmanın verdiği sevinç, Oruç’un ondan istediğiyle gölgelenir. Ailesiyle sevdiği kadın arasında kalan İso için Koçari’de kalmak da gitmek de bir bedel taşır. Hayat kurtaran eller bu kez bir silahı kavrar; Cengiz’in kaderi Aleyna’nın insafına kalır. Köşeye sıkışan Timur’a uzanan beklenmedik bir yardım eli ise tüm mücadelenin seyrini değiştirir. Emriye’nin verdiği süre dolarken, toprakların Timur’a satılmasına yalnızca bir imza kalır. Adil’in sevdiği kadına verdiği sözle köylüsüne ettiği yemin, aynı hesapta karşı karşıya gelir. Şimdi o sözlerden birini tutmak, diğerini bozmak mı demektir?